Otizm Nedir?

Otizm spektrum bozukluğu veya diğer ismiyle otizm erken çocukluk zamanında ortaya çıkan, ciddi bir gelişimsel bozukluk olmaktadır. Genel olarak, oturma, yürüme gibi motor becerilerin gelişmesi konularında, boy ve kilo gibi durumlarda sorun görünmez. Otizmli çocuklara bakıldığı zaman dış görünüş olarak diğer çocuklara göre hiçbir farkları yoktur. Ayrıca güzel ve sağlıklı olarak görüntüsü olan çocuklardır. Bazı çocuklarda baş çevresinin büyük olduğu görülebilir. Burada var olan asıl problem, sosyal etkileşime, iletişime zararı olan, sınırlı ilgi alanları ve yenilenen hareketlere sebep olan davranışlarının olmasıdır. Bazı çocuklarda belirtilerin 1 yaşından öncesinde başladığı görülürken, bazı çocuklarda da normal psiko-sosyal gelişme devam edip mama, baba gibi ilk sözcükler ifade edildikten sonra gelişim durumunda gerileme, duraksama ortaya çıkar. Otizm hastalığı beynin yapısını ve işleyişini büyük oranda etkileyen sinir sisteminde var olan problemlerden meydana geldiği düşünülüyor. Bu hastalık çocuk yetiştirme tipleriyle ve çocuğun ailesinin sosyo-ekonomik seviyesi ile ilgisi yoktur. 


Otizm Neden Olur?


Otizmin hastalığının şu ana kadar yapılan araştırmalar sonucunda sebebi henüz tespit edilememiştir. Genetik ve bazı çevresel sebepler otizm nedeni olarak kabul edilmiş fakat şu ana dek net olarak ispatlanmamıştır. Beyin fonksiyonlarını ve hücre iletişimleri üzerinde büyük bir etki yapan ve bozan, nadiren de olsa bir takım genetik, nörometabolik rahatsızlıklarda ya da epilepsi gibi hastalıklarda otizm bulgularının olduğu biliniyor. Bulunduğumuz dönemde aşı ile otizm arasında bir bağ olduğuna kanıt yoktur. 

Otizm Belirtileri Nelerdir?


Otizm hastalığında belirtiler, küçük çocuğun umursamazlığı veya iletişim konusunda ortaya çıkan isteksizliği mi olduğu konusuna karar vermek en zor durumlardan biridir. Konuşma da gecikme pek çok sağlıklı çocukta da gözlemlenmiştir. Çocuk bazen belirtilere sahipken bazı zamanlarda da sağlıklı gelişime uğruyor gibi davranış sergilemesi ailenin kafasında bir karışma meydana getirebilir. Otizmin bir spektrum bozukluğu şeklinde tabir edilmesi tam olarak bu sebebe dayanır. Hafif ağıra doğru giden belirti şiddeti, sağlıklı fakat yavaş gelişme gösteren çocukla, ağır nöro psikolojik hastalık arasında bir yelpaze meydana getirir. Uyku, besin seçme gibi zorluk durumları sık sık olabilir. Otizm hastalığının en genel belirtisi, çocuklarda göz teması kurma konusudur. Kısa zamanlı, çekingen bakış, göz kontağı varmış gibi bakışlar yapma fakat karşıda yer alan kişiyi anlama konusunda ona bakmama gibi hareketler ortaya çıkabilir. Adıyla çağrı yapılan çocuklar genel olarak tepki verememektedir ve hemen hemen hepsinde konuşma sorunları mevcuttur. Bu tarz hasta çocuklar ya hiç bir şekilde konuşamaz ya da geç ve tuhaf şekilde konuşurlar. Taklit becerilerinin kısıtlı olduğu görülür. Bay-bay yapma, selam verme ve mimik kullanmak gibi taklitleri ise erken öğrenemezler. Otistik çocuklar işaret yaparak isteklerini dile getiremez ve iletişim sorunları çok sık şekilde görülür. İhtiyaçlarını karşılayan bireyin kolunu çekip, onu kaldırarak götürüp ya da ağlayarak isteğini ifade ederler. Yaşıtları ya da büyüklerle iletişim kurma konusunda oldukça isteksiz olurlar. Grup oyunlarında yer alamaz ve oyuncaklarla anlamlı bir biçim e oynayamazlar. Arkadaşları ile beraber oynamak yerine kendi kendilerine olmayı seçerler. Bazı çocukların sallanma, el çırpma, kanat çırpma gibi stereotipi adı verilen, tekrar eden anormal davranışlar ya da koridorda koşma, ışığı açma-kapama gibi takıntılı olan hareketleri de olabilir.  Otistik çocuklarda görülen diğer önemli belirtilerden biri de teması sevmemeleridir. Bebeklik döneminde dahi anne kucağında sakin olmazlar, tam tersine bu durumdan rahatsız olabilirler. Otistik çocukların kendisine ait olan ayrı bir dünyaları vardır. Otistik bir çocuk kucağa alınma konusunda bunu önemsemez. İstediği şeye ulaşmak amacıyla herkesin kucağına gitmek ister, yabancı konusu onlar adına mevcut değildir. 2-3 yaşlarına geldiği zaman cansız şeylere daha çok ilgi duyarlar. Devamlı olarak ellerinde bir eşyayı bulundurma, objeleri dizme, arabayı ters çevirme ve tekerleğini döndürme ya da yatarak arabanın dönen tekerleğini izleme tarzında hareketleri severler. Oyuncakların tümü yerine bir parçasını kullanarak oynamaktan hoşlanırlar. Otizmli çocuklar adına canlıyla cansız konusunda çok az fark vardır. İnsanlarla anlamlı şekilde göz teması kurmazlar. Ses, ışık ve kokuya karşın aşırı duyarlı olma durumları vardır, aniden buna tepki verebilirler. Bazı zamanlarda kendisine dile getirilen şeyleri papağan gibi yeniden söylerler, ben-sen gibi zamirleri ters şekilde ifade ederler.


Otizm Tanısı Nasıl Konulur?


Otizm tanısı, laboratuvar testleri, görüntüleme teknikleri kullanılarak konulamaz. Tanı koymak amacıyla, çocuk psikiyatristi çocuğu gözlemler, aileye bir takım sorular sorulur ve gelişim testleriyle tanı belirlenir. Ayırma özelliğindeki tanı, var olan diğer hastalıklar, gerek görülürse kan tahlilleri, nörolojik, kulak-burun boğaz, metabolik hastalıklar adına diğer uzmanlık alanlarından konsültasyon talep edilebilir. Tanının anne karnında koyulması mümkün değildir. Diğer taraftan otizm, kız çocuklarına nazaran erkek çocuklarda dört kat daha çok oranda ortaya çıkmaktadır.


Otizm Tedavisi Nasıl Yapılır?


Otizm spektrum bozukluğu probleminin şu ana kadar bulunan bir ilaç ya da ameliyat benzeri bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Tedavi sürecinin ana maksadı, hayat kalitesiyle işlevsel bağımsızlığın artırılmasıdır. Gelişmede yaşanan gecikmelerin desteklenmesi, bahsi geçen bozuklukların tedavi edilmesi ve ailenin bu zaman diliminde iyi yönetmesi tedaviye katkı sağlar. Yapılacak olan tedavi şekli çocuğun ihtiyaç duyduğu durumlara göre belirlenmelidir. Erken dönemlerde yoğun ve devamlı yapılan eğitim programları ile davranış alıştırmaları, çocukların kendisine bakabilme, sosyal ve iş yetileri kazanabilmesi anlamında büyük yarar sağlar. Böylelikle işlevsellik artar, belirtiler de meydana gelen şiddeti ve uyumsuz hareketlerin azaltılması sağlanır. Erken dönemde yapılan, aile desteğiyle beraber çocuğun yeteneklerine ve ihtiyaçlarına bakılarak bireysel ve grup şeklinde özel eğitim programları belirlenmesi, uzmanlar tarafından uygulanmaya başlanması, bulunduğumuz dönemin şu anda bilinen tek tedavi yöntemi olmuştur. Özel eğitim ve ekip çalışmasının gerekli görüldüğü tedavi uzun zamandır ve ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma uzmanı, çocuk psikiyatri veya çocuk nöroloğu kesinlikle yer almalıdır. Belirlenen ilaç tedavisi ise otizm ile beraber görülen ve varsa da sorunları azaltmak amacına yöneliktir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.